|
Biberon Mamaları
Humana 4
PREBİYOTİKLİ DEVAM SÜTÜ
Prebiyotik nedir ?
Kalın bağırsakta yaşayan faydalı bakterilerin büyüme ve gelişmelerine katkıda bulunan sindirilemeyen karbonhidratlara prebiyotik lif denir.Bir maddenin prebiyotik kabul edilebilmesi için şu özellikleri taşıması gerekmektedir.
-
Mide ve ince bağırsaklarda hidrolize olmamalı veya absorbe olmamalıdır
-
Kolonda yaşayan yararlı mikroorganizmalar için seçici olmalı ve onların çoğalmalarını artırmalıdır.
-
Bağırsak florasını sağlıklı bir kompozisyon oluşturacak şekilde değiştirmeli ve yaşadığı konakçıda yararlı sistemik etkiler yapmalıdır.
Prebiyotikler Ne İşe Yarar ?
Sindirim kanalımızda 500’den fazla farklı çeşit mikro organizma bulunmaktadır.Kolondaki florada yaşayan bu bakterilerin sayısı yaklaşık 1 milyar civarındadır. Bunların bir kısmı hastalık yapıcı özelliklere sahip zararlı, patojen mikroorganizmalar iken, önemli bir kısmı da, yararlı etkileri bulunan saprofit bakteriler yani faydalı mikroorganizmalardır.
Bu yararlı mikroorganizmalara probiyotik bakteriler de denilir.Bunların başlıcaları Laktobasiller ve Bifidobakteriler olarak sınıflandırılmaktadırlar.
Sağlığımız açısından gastrointestinal sistemimizde yaşayan yararlı ve zararlı mikro organizmalar arasında bir denge olması ve bu dengenin faydalı bakterilerin lehine olması gerekir.
Kolonda yaşayan yararlı mikro organizmalar , zararlılar üzerine baskı uygulayarak, onların zararlı etkilerini ortaya çıkarmalarına, çoğalıp büyümelerine ve hastalıklara neden olmalarına engel olurlar.
Prebiyotik lifler oligosakkaritler grubundan sindirilemeyen karbonhidrat türleridir ve kolonda yaşayan yararlı mikro organizmalar tarafından kullanılarak onların büyümelerine, çoğalmalarına ve gelişmelerine zemin hazırlarlar.
Böylece çoğalan ve güçlenen yararlı mikro organizmalar patojen mikro organizmaların büyüyüp gelişmesini engeller. Hastalıklara karşı direnç artrrır ve daha sağlıklı bir yaşama kavuşulur.
En önemli prebiyotik lifler ; Galakto-oligosakkaritler ( kısaca GOS ), Frukto-oligosakkaritler ( kısaca FOS ) ve İnulin’ dir
Anne sütünün içeriğinde de prebiyotik lifler bulunmaktadır. Ancak bunların tamamı Galakto-oligosakkaritlerdir. Anne sütünde FOS ve İnulin bulunmaz. Anne sütünde bulunan prebiyotik lifler yararlı bakterilerinin sayısının artmasına sebep olurlar.
Bu sayede doğal bir koruma sağlanır. Bundan ötürü anne sütü ile beslenen bebeklerin beslenemeyenlere göre hastalıklara karşı dirençleri daha fazladır. Ayrıca prebiyotikler dışkı kıvamının yoğunluğu iyileştirerek dışkılamayı kolaylaştırır
Humana mamalarında prebiyotik olarak anne sütünde bulunan tek prebiyotik olan galakto-oligosakkaritler bulunur. FOS ve İnulin bulunmaz.
Bundan ötürü Humana prebiyotikleri
-
Bifidojeniktir.
-
Güvenlidir.
-
Dışkının kıvamını iyileştirir, ancak günlük dışkılama sayısını artırmaz.
-
Halbuki bitkisel kökenli prebiyotik olan frukto-oligosakkaritler günlük dışkılama
sayısını önemli ölçüde artırırlar.
8. aydan itibaren tüm sütle beslenme dönemi boyunca kullanılabilen prebiyotikli devam sütüdür.
Anne sütünde prebiyotik lifler bulunur. Bu prebiyotik lifler kolonda ( kalın bağırsaklarda) bulunan bifidobakteri ve laktobasil gibi yararlı mikro organizmaların büyüyüp gelişmesine katkıda bulunarak bağışıklık sisteminin güçlenmesine ve dışkı kıvamının yoğunluğunun iyileştirilmesine yardımcı olur.
Humana 4 Devam Sütünün karbonhidrat bileşimi gelişen bebeğin sindirim sistemine uygun bir şekilde hazırlanmış olup anne sütünde de bulunan galakto- oligosakkarit ( prebiyotik lif) ilavelidir. Aynı zamanda karbonhidrat yapısı bebekleri daha fazla tok nişasta, dekstrin gibi diğer karbonhidrat türleri ile desteklenmiştir.
Tamamen bitkisel yağlardan oluşan yağ tablosuna sahiptir. Bu yağ tablosu anne sütü yağ profiline son derece uygundur. Yine diğer Humana Biberon mamalarında olduğu gibi omega 3 ve omega 6 esansiyel yağ asitleri ile zenginleştirilmişlerdir.
Gelişen bebeğin artan demir ihtiyacını karşılayacak şekilde demir ile zenginleştirilmiş ve iyot ile takviye edilmiştir.
Büyüyen bebeğin gelişen damak zevkine uygun vanilya ve muz tadındadır.
Anne sütü yetersizliğinde anne sütü ile birlikte takviye amaçlı, anne sütü yokluğunda ise tek başına bebeklerin bütün besin ihtiyaçlarını karşılar.
Sindirimi kolaydır, besleyicidir, doyurucudur.
Hazırlanışı
Mamayı hazırlamaya başlamadan önce biberonu, emziği ve biberon halkasını iyice temizleyip birkaç dakika kaynatınız.
Mama hazırlayacağınız yeterli miktarda içme suyunu kaynatıp yaklaşık 50 C’ye kadar ılımaya bırakın.
Gerekli su miktarının 2/3’ünü temizlenmiş biberona doldurunuz (30 ml kaynamış ılımış su için 1 ölçek toz mama koyunuz).
Kutudaki ölçü kaşığı ile tozu sıkıştırmadan kaşığa doldurunuz ve fazla tozu bir bıçağın tersi veya benzeri bir cisim ile sıyırınız. Gerekli toz miktarını biberona aktarınız.
Biberonun kapağını kapatıp, şişeyi eğik tutarak yaklaşık 15- 20 sn iyice çalkalayınız. Kapağı tekrar açarak önerilen su miktarına ulaşana dek su ilave ederek kapağı kapatın ve biberonu tekrar çalkalayınız.
Biberonun emziğini takıp içme derecesine ulaşıp ulaşmadığını (37 C) lütfen kontrol ediniz.
1 ölçek 5,3 g toz mama almaktadır.
100 ml içilmeye hazır mama hazırlarken; 3 ölçek toz mama (16 g) + 90 ml su konulmalıdır.
|
|